BABADER İçeriğe geç
www.babader.tr info@babader.tr
BABADER
BABADER AİLESİ

Aynı arma.
Aynı heyecan.

BABADER · SÖZÜMÜZ ORTAK, KALEMİMİZ ÖZGÜR

Tribün Kalemi.

Her hafta beş kalem. Aynı armaya uzanan farklı hikâyeler.

Dernek Yaşamı

Başiskele Beşiktaşlılar Derneği...Bir Sevdanın Peşinde, 11 Yıllık Bir Hikâye…

2015’te birkaç arkadaşın kurduğu Başiskele Beşiktaşlılar Derneği, on bir yılda güçlü bir topluluğa dönüştü. Beşiktaş sevgisini dayanışma ve sosyal sorumlulukla birleştirerek kalıcı bir değer oluşturduk.

Başiskele Beşiktaşlılar Derneği...Bir Sevdanın Peşinde, 11 Yıllık Bir Hikâye…
Yıl 2015… Arkadaşlarla maçlara gidiyoruz. Kimi zaman bir arabaya, kimi zaman bir minibüse doluşuyoruz. İnönü Stadı yıkılmış, evimiz yok. Ama biz gittiğimiz her stadı İnönü’ye çevirmeye çalışıyoruz. Çünkü bizim için Beşiktaş, dört duvardan ya da tribünlerden çok daha fazlası. Takımımız birkaç yıldır iyi mücadele ediyor. Keyif veren, heyecanlandıran, şampiyonluğu son haftalara kadar kovalayan bir Beşiktaş var sahada. Biz de her zamanki gibi peşindeyiz. Ben eskiden beri dernekçiliği, insanları bir araya getirmeyi, birlikte bir şeyler üretmeyi seven biriyim. Bir gün yine arkadaşlarla toplandık. Muhabbet dönüp dolaşıp aynı yere geldi. “Biz neden bir Beşiktaş derneği kurmuyoruz?” Beş on arkadaşız. Ne büyük imkânlarımız var ne de önümüzde hazırlanmış bir yol haritası. Ama hepimizin ortak bir sevdası, bir heyecanı var. Dernek kuralım ve Başiskelede Beşiktaşlıların yuvasını kuralım. “Yapabilir miyiz?” dedik. “Yaparız!” dedik. En azından deneyecektik. Ve 2015 yılının Aralık ayında, bugün geriye dönüp baktığımızda hayatımızda önemli bir yer tuttuğunu gördüğümüz o ilk adımı attık. Başiskele Beşiktaşlılar Derneği'ni kurduk. Belki o gün hiçbirimiz bu hikâyenin nerelere uzanacağını bilmiyorduk. Üstelik güzel bir zamana denk gelmiştik. O sezon Beşiktaş şampiyon oldu. Yıllardır beklediğimiz o mutluluk, yeni kurduğumuz derneğimizin heyecanıyla birleşti. Takım iyi, camia heyecanlı, insanlar bir araya gelmeye istekliydi. İlk yılımızda beklediğimizden fazla ilgi ve katılım gördük. İlk lokalimiz, açıkçası biraz idareten tuttuğumuz bir yerdi. Öyle büyük beklentilerle, gösterişli imkânlarla başlamamıştık. Önce bir yola çıkalım, bakalım neler yapabileceğiz diye düşünüyorduk. Ama kısa sürede gördük ki bu iş tutuyor. İnsanlar sahipleniyor, yeni dostluklar kuruluyor, Beşiktaş etrafında güzel bir birliktelik oluşuyor. Biz de hiç vakit kaybetmeden yeni yerimize taşındık. Ve o gün geçtiğimiz yerde tam on bir yıldır yolumuza devam ediyoruz. Elbette on bir yıl dile kolay… Bu süreçte çok şey yaşadık. Güzel günlerimiz de oldu, zorlandığımız zamanlar da. Birlikte yola çıktığımız bazı arkadaşlarımızla zaman içinde yollarımız ayrıldı. Derneğin gelişmesi, büyümesi ve yeni hedeflere ulaşması adına farklı arkadaşlarla omuz omuza yürümeye devam ettik. Çünkü zamanla şunu daha iyi anladım: Dernekçilik sadece bir tabela asmak, bir lokal açmak ya da maç izlemekten ibaret değildi. Bir kültür oluşturmak, insanları ortak bir amaç etrafında buluşturmak, başladığın işi senden sonra da yaşayabilecek bir yapıya dönüştürmekti. Biz de bunun için uğraştık. Sıfırdan başladığımız bu yolculukta, bugün artık yalnızca maç günlerinde kapıları açılan bir taraftar derneği olmanın çok ötesine geçtik. Düzenli olarak maçlara giden, organizasyonlar yapan, çok sayıda kombine sahibi ve kongre üyesi bulunan, Beşiktaş camiasıyla güçlü bağlar kuran bir topluluk hâline geldik. Ama belki de en önemlisi, Beşiktaş sevgisini sosyal sorumlulukla birleştirmeye çalıştık. Yardımlaşmayı, dayanışmayı, ihtiyaç sahiplerinin yanında olmayı, yaşadığımız şehre ve topluma katkı sunmayı dernekçiliğimizin bir parçası olarak gördük. Yalnızca bir taraftar grubu değil, bir sivil toplum kuruluşu gibi düşünen ve hareket eden bir yapı oluşturmayı hedefledik. Bir taraftan geleneksel dernekçilik anlayışını yaşatırken diğer taraftan çağa ayak uydurmaya çalıştık. Dijitalleşmeye önem verdik. Üyelikten aidat takibine, iletişimden organizasyonlara kadar daha düzenli, daha kurumsal ve daha sürdürülebilir bir sistem kurmaya gayret ettik. Hep daha iyisi nasıl yapılır diye düşündük. Dernekçilikte yalnızca başkalarını takip eden değil, yeni fikirler ortaya koyan, örnek alınan, öncü olmaya çalışan bir dernek olmak istedik. Bugün geriye dönüp baktığımda, 2015 yılının o günlerinde beş on arkadaşla kurduğumuz hayalin geldiği noktayı görmek elbette mutluluk veriyor. Ama benim için bu hikâyenin en değerli tarafı yalnızca bugün geldiğimiz nokta değil. Hiçbir şeyimiz yokken bir şeyler yapabileceğimize inanmış olmamız. Bir masa etrafında kurulan hayalin, yıllar içinde yüzlerce insanın hayatına dokunan bir birlikteliğe dönüşebilmesi. Bazen maç yolculuğunda, bazen dernekte içilen bir bardak çayda, bazen birlikte kutlanan bir şampiyonlukta, bazen de hiç tanımadığımız bir insanın yüzündeki tebessümde bu emeğin karşılığını gördük. On bir yıl önce çıktığımız bu yolun sonunda değiliz. Hâlâ öğreniyoruz, hâlâ eksiklerimiz var, hâlâ kurduğumuz hayaller var. Çünkü biz bu derneği yalnızca bugün için kurmadık. Bizden sonra da yaşayacak, Beşiktaş sevgisini nesilden nesile taşıyacak bir değer bırakmak istiyoruz. Ve her şey, 2015 yılında birkaç arkadaşın birbirine sorduğu o basit soruyla başladı: “Yapar mıyız?” İyi ki “Yaparız!” demişiz. İyi ki Beşiktaş var. 🦅
WhatsApp X Facebook

Bu yazı üzerine

Yorum yapmak için üye girişi yap.

Üye Girişi BABADER ailesine katıl
Bağış Yap Derneğimize destek ol